25 Kasım 2017 Cumartesi

Saklama Rehberi

Saklama Rehberi

                                          


Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.



Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)



Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

18 Ağustos 2017 Cuma

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.



Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor. 


                                                        

Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 


                                             

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Vazgeçmeyin!

hayat
Vazgeçmeyin!
  Uzun zaman olmuş. Yazıya başlamak bu kadar zor olmamalıydı. O kadar yoğun bir yıl geçirdim ki, şu anda yoğunluğun son noktasındayım. Bitmez bir işin temposunda kendimize ayıracak zamanı bile zar zor yaratıyoruz.

  Bildiğiniz üzere Antalya' da bir atölye açmıştık. Sevincimi ve yazıyı da buradan sizlerle de paylaşmıştım. Girişimimiz hayalimizde başarıya ulaşamadı maalesef. Çok insana ulaşma hayalimiz kısa sürede bir an önce kapatma telaşına dönüştü. Yeterli maddi imkanların sağlanamadığı bir işletme hele ki şu dönemde kepenk kapatmaya mecbur kalıyor. Biz yeniydik olmadı diyebiliriz ama yılların esnafları iş olmadığı için dükkanlarını ve yerlerini kapamak zorunda kalmış. Biz ve bizim çevremizce Atölye fikri kimsenin düşünmediği ve daha önce Antalya da denenmemiş bir şeydi. Antalya da böyle bir yer yok diyerek yola çıktık, sanırım gerek yokmuş diyerek sonlandırdık maceramızı. Olsun yıkım her zaman kötü değildir. Çok güzel arkadaşlıklar dostluklar kazandık. Zor zamanlarda kenetlenebileceğin insanların olması her zaman hayatı daha kolay ve baş edilebilir kılar.

  Yani bir fikriniz varsa cebinizde sizi en az bir yıl hiç bir şey kazanmasanız bile idare edecek maddi duruma sahip olup olmadığınızı bir gözden geçirmenizi tavsiye ederim.
 
   Hayat devam ediyor. İstanbul macerası yeniden başlıyor. Bilenler bilir ben video editörüyüm. İstanbul'da Kalp Atışı dizinin kurgusunu yapmaya başladım. Bunu da bir dip not düşeyim belki izleyeniniz vardır.

 Çok düşerseniz her seferinde kalkmak bir o kadar kolaylaşıyor ama düşmek her seferinde biraz daha ağır oluyor. Neyse ki ödediğimiz bedeller boyumuzu aşmış değil. Yeni iş yeni hayat her şeye yeniden ve sıfırdan başlamak zor ama bir o kadar teşvik edici ve güçlendirici.

  Olmuyorsa zorlamayın ama hayatı yaşamaktan tad almaktan yeni şeyler yapmayı denemekten vazgeçmeyin.  Bir arkadaşımın aklıma geldiğinde her zaman güldüğüm bir lafı var "Çok ta şey yapmamak lazım !"
   

19 Ocak 2017 Perşembe

Atölye Tek


  İnsan ne yapmak isterse, bunu hep aklından geçirirse kendi kendine tekrarlarsa o bir gün gelir gerçek olur. Benimde böyle bir hikayem var.
  Okuldan sonra herkes gibi kendi mesleğimi yapmak istedim. Önceleri savruluyor insan. Kafası karışıyor ne yapmayalım diye kendisine günlerce soruyor. Sonra yolunu buluyor işte bir türlü. Çalışmak hayatın bir parçası. Bir şekilde hayatımızı devam ettirmek için çalışmalıyız önemli olan çalıştığımız yerde mutlu olmak. Akşam eve kafamız rahat bir şekilde mutlu dönebilmek ve dinlenmenin tadını çıkarabilmek. Daha önceki yazılarımda  uzun zamandır çalıştığım yerden ayrıldığımı ve İstanbul'a gideceğimi yazmıştım. Ancak İstanbul'un çalışma yoğunluğundan olsa gerek bloğa yazma fırsatım hiç olmadı.

  Eşimle sürekli beraber bir iş yapmak isteğimiz vardı. bir şeyler olmalı ama fark yaratacak insanların gerçekten ilgi duyacağı ve bizimde keyifle çalışabileceğimiz bir yer. Bunun için en uygun şehri arıyorduk. Meğer gözümüzün önünce duruyormuş. Atamızın bile "Şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel şehridir." dediği bu güzel memlekette iş açmaya karar verdik. İki güzel insanla bu yola başladık. İnce ince düşünerek Atölye TEK hayata geçti. Geçtiğimiz cumartesi atölyemizi açtık bundan sonra bizim heyecanımıza ortak olacak insanları atölyemize bekliyor olacağız.
 Bu projenin mimarı sadece ben ve eşim değiliz tabi. İki güzel dost Kerem ve Özgün bu güzel Atölyenin mimarlarından.

 PEKİ BİZ BURADA NE YAPIYORUZ?

Robotik Atölyesi ( 7-11 yaş ve 12-16 yaş grupları)
Bilimin, üretimin, teknolojinin, yazılımın ve eğlencenin tek potada buluştuğu bu özel atölyede yaş gruplarına uygun şekilde tasarlayacak, üretecek, keşfedecekler. Bilimin ve teknolojinin dünyasına hazırlanan çocuk ve gençlerin kendi tasarım robotlarını üretecekleri özel ve heyecan verici bir dünyanın kapısı bu atölyede açılıyor.

Sinema ve Kısa Film Atölyesi ( 7- 11 yaş ve 12- 16 yaş grupları)
Yedinci sanat diye tabir edilen bir muhteşem dünya... İşte bu atölye, hayranlık uyandıran bu dünyanın ilk kilidini açmak için. Hayran kaldığı filmlerin dünyasında yönetmen koltuğuna doğru giden yolun ilk taşlarını eğlenerek koyarken; ışığı, sesi, kurguyu, temel sinema kavramlarını, açıları ve mutlu sonları şahsen deneyimleyecek. Unutamayacağı bu  atölyeyi daha da unutulmaz yapacak olan da, kendi çektiği filmi “yönetmen” yazısının altında kendi ismini görerek tekrar tekrar izleyebilmek olacak.

Mutfak Atölyesi ( 7- 11 yaş ve 12- 16 yaş grupları)
İçlerindeki “şef”i çıkarmak için eğlenceli bir serüven. Mutfakta üretim yapmak, ürettiklerini sevdikleriyle paylaşmak; ailesine sunacağı eksiksiz bir yemek daveti ile sonlanacak bu serüvende yolları mutfak hijyeninden sunum tüyolarına, temel malzeme kavramları ve kombinasyonlara, meyve ve sebzelerin renkli dünyasından tatlıların cazip dokularına bir çok durağa uğrayacak, eğlenerek üretmenin tadına varacaklar.

Fotoğraf Atölyesi ( 7- 11 yaş ve 12 – 16 yaş grupları)
Dünyayı çocuğunuzun gözünden görmeye hazır mısınız?  Tüm duyguları, üzüntüyü, mutluluğu, korkuyu; tüm özel anları, doğumu ve düğünü, tüm insanları ve doğayı ve elbette hayvanları, her şeyi kapsayan bu kadar özel bir beceriyi,  kendi yaşayarak sevmesi; objektifi, lensi, enstantaneyi ve daha bir çok özel bilgiyi duyguyla harmanlaması için en doğru yerde. Fotoğraf Atölyesi’nde.  

Yazarlık Atölyesi ( 7-11 yaş ve 12- 16 yaş grupları)
Okumaktan keyif alan her çocuk ve genç, “Acaba bende yazar olabilir miyim? sorusunu sorar kendine. Bu soruya “Evet, yapabilirim” cevabını verebilmesinin sırrı bu atölyede saklı. Kurgu, öykü yaratma, olay örgüsü, ana karakter ve yan karakter yaratma, temel yazım tekniklerini deneyimleyecekleri bu atölyenin sonunda kendi ismi ile basılacak kendi özgün kitabına kavuşacak olmak da atölyenin ve emeğinin en büyük karşılığı olacak.

Drama ve Psikodrama Atölyesi ( 7-11 yaş ve 12- 16 yaş grupları)
Yaşamın özündeki hareket çocuk ve gençlerin ruhunda saklı. Bir çok kanaldan aşina oldukları drama temelinde kendi duygu, düşünce ve davranışlarına açılacak özel bir teknik olan psikodrama yolu ile kendilerini ve diğerlerini tanıyacakları, kişisel gelişmenin tadına varacakları ve teoriden ve oturmaktan sıkılan ruhlarına bir taze nefes ve hareket getirecekleri bu tecrübe bir ömür unutmayacakları deneyimler yaşamaları için ceplerindeki gizli hazineleri olacak.  

Anne-Bebek Oyun Atölyesi ( 0-36 Ay)
Kokusunun en güzel olduğu, annesinin koynundan başını yeni yeni çıkarıp dış dünyaya “Merhaba” dediği o çok özel ilk yıllar… Doğru dokunuşlar için, en özel yöntemler için, “merhaba” yı güzelleştirmek için doğru yerde, doğru insanla, doğru başlangıcı yapmak için Atölye TEK’de Anne-Bebek Oyun Atölyesi.

Çocuk Oyun Atölyesi,  (36- 48 Ay ve 48- 72 ay)
“Yaratıcı” tanımı atölye çalışmalarının, özü , temel fikri ve çıkış noktasıdır. Amacı öğrenmek ve öğretmek değil içine katmak, yaşatmak, deneyim sağlamak olan Çocuk Oyun Atölyesi’nde çocuklar kendi tangramlarıyla, kendi özel yapım kuklalarıyla, kendi tasarımları geri dönüşüm etkinlikleriyle ve daha niceleriyle sınırsız bir deneyim yaşarlar.  Mutlu ve keyifli deneyimler, ruhsal dünyaları sağlıklı çocuklar büyütmenin en özel gereksinimini karşılar.

Ahşap Boyama Workshop ( 7-11 yaş ve 12-16 yaş grupları)
Hafta içi günlerde, tek seferlik 1 ve 2 saatlik oturumlar şeklinde gerçekleşecek Workshop’ta boya ve sanatın renkli ve mucizevi  dünyasına, ahşabın kendine has kokusuna, kendi özel tasarımı ile üretmenin tadına varacakları mini deneyimler onları bekliyor. Bu çalışma her çocuk ve genç için hem stresle baş etmede hem de yoğun yaşama bir mola vermede özel bir kaçamak vaat ediyor.

Cookie Workshop ( 7-11 yaş ve 12-16 yaş grupları)

Hafta içi günlerde, tek seferlik 1 ve 2 saatlik oturumlar şeklinde gerçekleşecek Workshop, mis kokulu deneyimlerle yolu mutfaktan geçen bir tadımlık mutluluk, güzel bir mola, leziz bir doyum zevki ile çocuk ve gençlere adet doğal bir ilaç gibi gelecek. Mutfağın saran ve rahatlatan kapısından içeri kısa bir ziyaret keyfi için. 

Hepinize teşekkür eder. Yolunuz düşerse atölyemize bekleriz.
www.atolyetek.com