19 Nisan 2016 Salı

KARMA

 
adam mutlu

    Ara ara yazıyorum şu sıralar biliyorum. O kadar yoğun bir dönemden geçiyorum ki, önümde sınavlar var beni bekleyen, güzel heyecanlar aslında şikayet ettiğimden filan değil. Blog okumalarına devam edebiliyorum ama yazı yazamıyorum. İstiyorum ki yazılarım özenle hazırlanmış olsun ve bir hikayesi olsun, Aynı zaman da sevgili Gökhan Tekin ile bir tema çalışması yapacağız daha doğrusu ben kütüphanesine kitap göndereceğim oda bloğumu baştan yaratacak, muhtemelen de baya gider o bana, zira bırakmaya hiç niyetim yok. Depoyu dolduruyorum diyelim. Blogtan vazgeçme aşamasını geçtim, daha iyi nasıl yaparım seviyesindeyim.

  Yeni bir bloggerın her gün yazı yazması, sitenin güncel kalması bakımından önemli tabi biliyorum bir çok yer de okudum bunu. Ama işte olmayınca da zorlamıyorum ne yalan söyleyeyim, yalan söylemesem daha iyi. Bu yazıyı sınav için soru çözüp test kitabını bir kenara bırakıp Sihirli Değnek (oyuncu anne) kitabını elime almıştım ki yazmam lazım bir şeyler dedim, böyle de bir durum var, yazmazsam rahatsız oluyorum. O kadar şey yaşıyoruz her gün, hiç bir şeyin yok mu yazacak dedim. İşte o karmaşık düşüncelerin karma yazısı. 

  Bu arada daha bloga ilk başlamaya niyet ettiğim zamanlarda bir yere, neresi hatırlamıyorum, yazarlık başvurusu yapmışım. 3 ay sonra cevap maili göndermişler. Bir de açıklayıcı metin yazmışlar, bunu okuyun ona göre bize cevap yazın. Baktım bir ücretlendirme tablosu var, 25 kuruştan başlıyor, işte kaç kelime yazarsan o kadar artıyormuş filan, en fazla 2 lira olduğunu gördüm ben. Yani oturacağım akşama kadar bilmem kaç tane içerik yazısı yazacağım yayın hazırlayacağım, karşılığında 2 lira alacağım oh ne iyiymiş ya, ben de mi yapsam ne, nede olsa birileri yazıyor iki kuruşta para verirsin mis gibi bloğun sürekli güncel ne kadara 2 liraya, amann dedim boş ver ya, o para gelecek diye beynimin suyunu akıtmanın pek manası yok, mis gibi bloğuma yazarım, dedim zaten şimdi blog dünyasına adım atınca öyle bir başvuru yapmışlığım da yok, ama işte ilk başlarda denemişim demek ki, onlarda taze kan arıyor olsa gerek ki, bu kazı biz yolalım dediler. Karma hayat işte ne yaparsın, herkes kendi işinin nasıl yürüyeceği derdinde. Belki de olması gereken budur, şimdi net konuşmak istemem, işin piyasası böyledir, aranızda yapan vardır, sadece emeğinizin hakkı bu değil demek istiyorum, umarım yanlış anlaşılmam. Ben o kadar ciddi yazacak seviyede de değilim ayrıca. Yazan arkadaşlarım varsa belki bu yazının altına değerli yorumlarını ve tavsiyelerini bırakırlar.

  Bir de ofpof diye bir yer var, eğlenceli yazılar içerikler filan, önce bir denesem mi dedim, hemen facebooktan bağlantı kurup katılabiliyorsun, sonra ondan da vazgeçtim, bu karma benim kafamı karıştırıyor sanırım, bir yere odaklanma mı engelliyor. Şuan da düşündüğüm tek şey yarın için kendimi bir tık yukarıya taşımak her anlamda. Eğitim, iş uğraş blog, gelişim ve yenilik her zaman iyidir. Ben biraz sağlamcıyım sadece büyük adımların büyük getirisi olabileceği gibi götürüsü de büyük olur. Mutlu olmanın yollarını aramaya devam ediyorum ki adıma yakışsın. Ne demişler ne ekersen onu biçersin, etme bulma çemberi karma. Mutlu kalın.
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa

Yazar Hakkında

18 yorum:

  1. Duygu ve düşünce geçişlerine bayıldım ya okurken kendimi buldum birşeyi düşünürken başka birşeyle bağlayabilmek super ve kafa karışıklıklarının hep iyi birşey için olması hep daha mutlu olabilmek için yorulması çok güzel blogu bırakmak yok adammutlu Gökhan'la da iyi iş çıkaracağınıza eminim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, sizler gibi blogger arkadaşlar edindikten sonra buralardan gitmesi zor zaten, İnşallah yakın zaman da olacak. Mutlu kalın :)

      Sil
  2. makale yazarlığı normalde 100 kelimesi 1 liradır. en az 250 kelime. yani bir yazı 2 lira feln benim bildiğim. sırf bunlar yüzünden internet çöplüğe döndü. özgün yazı istiyorlar ama zaten çoğu kelimeler değiştirilerek modifiye ediliyor birbirine benzer bir sürü yazı oluşuyor. Zaman alan işler bunlar kazananlar var ama şöyle tüm gününü buna adayacaksın o zaman biraz kazanılıyormuş. benim bilgim bu şekilde:)
    neyse fazla bölünmeden yaşamak lazım sanki. mutluluk biraz sadelikten yana diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende kendimi adayamayacağım için bıraktım peşini. Sade olan her şey mutluluk kaynağıdır değil mi! teşekkürler yorumunuz için.

      Sil
  3. Bir şeyi çok yapmak isteyip o anlık hevesle bir adım attıktan sonra kişisel sebeplerle sonradan ikilemde kalmanın yarattığı hissi iyi biliyorum. :) Bende şu son dört gündür blogumla yeterince ilgilenemedim. Yeni yazarlar olduğumuz için üzerimizde farklı bir baskı var sanırım. Yazı ücretlendirme konusunda pek bir fikrim yok ama geçenlerde ''Vicdan Aranıyor'' isimli yazımı bir sitede paylaşmak istediler bir kereliğine izin verdim. Ama bu konuyla ilgili Her Şeyden Konuşmalı blog hesabının ''Emek Hırsızlığına izin Vermeyin'' başlıklı yazısını okumanızı tavsiye ederim. yazarlık yaparak kazanan bir çok kişi var ama bu insanın kendisini tamamen blog yazarlığına adamasıyla başlıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size katılıyorum, sizin yazınızı ve her şeyden konuşmalı da ki yazıyı okudum, o yazının üzerine böyle bir şeyin bana gelmiş olması tesadüf değil sanırım :) Blog yazarlığı hobi ve eğlencenin dışında bambaşka bir şey oldu benim için bir sorumluluk bakalım ileride neler olacak :)

      Sil
  4. Ben de bir yere odaklanmayı sevenlerdenim sanırım. Bir den çok yere yazı yazmak hiç içimden gelmiyor açıkçası :) Üstelik o fiyatlara yapılacak iş değil diye düşünüyorum.
    Her zamanki gibi yayınını severek okudum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir iş yap çok iyi yap felsefesini sevenlerdensiniz sizde o zaman, teşekkür ederim beğeninize :)

      Sil
  5. Yine çok samimi yazmışsın Adam Mutlu, çoğu yerde kendimi de buldum :) Özellikle "İstiyorum ki yazılarım özenle hazırlanmış olsun ve bir hikayesi olsun" kısmı... Bu kadar zamansızlığıma rağmen hiçbir yazımda "amaaan bu da böyle olsun" diyemedim! Huy sanırım. Bence doğru, önemli olan kaliteli yayın (Gökhan hemen burada destek verir bence bana :)).
    Gökhanla çalışmana da çok sevindim! Ben de varım sırada :D Şimdi sınav sonrası dinlendiriyorum biraz onu :)

    Makale yazarlığı konusu evet malesef içler acısı.. Ben de yeni yeni öğrendim çok üzüldüm. Tabi ki emek harcayıp yazanlar için! Herkes de aynı şeyi düşünüyor sanırım, ben versem de onlar yazsa :D Yazık gerçekten :) Uğraşanların elleri dert görmesin, hakkıyla yapanlar kazansın inşallah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Dağınık Anne, beğenmene çok sevindim. Evet Gökhan'ın sınavları sonrası sözleştik randevu verdi bana iyi olacağına eminim :) Hakkıyla yapanlar çok kazansın emekleri harcanmasın yeter ki!

      Sil
  6. Gökhan! tasarım konusunda gerçekten çok iyi, teknik konularda da öyle, için rahat olsun Adam Mutlu! teman seni mutlu edecektir ;)
    Bloga ne kadar emek verirsen o kadar geri dönüş alıyorsun ama senin dediğin kelimeye göre kuruş, kazanç ya da yazı göndermek için site durumlarına fransız kaldım diyebilirim...
    Görüşmek üzere, kolay gelsin sana da ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gökhan'nın harika fikriyle karşılıklı fayda sağlamış olacağız iyi olacağına eminim.
      Elimden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyorum blog için ve durum hiç fena değil :) görüşmek üzere, size de kolay gelsin :)

      Sil
  7. Sevgili Adam Mutlu kardeşim.Samimiyet ne kadar güzel bir şey.Sanki bizlerle bir bakıma dertleşir gibi yazmışsın.İnşallah bol esinlerin olur ve bol bol yazarsın.Gökhan yardım ederken insanı hiç üzmeyen, ne yaparsa yapsın yürekten yapan nadide bir evlattır.Bana çok yardımcı oldu.Hiç kırmadı beni.Dilerim güzel bir çalışma olur.Ailecek hep mutlu ve huzurlu olmanız dileklerimle.Ece ablanız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ece abla, benim amacım da bu blogta samimiyet, deneyim, ve mutluluk paylaşmak ne mutlu bana beğenmişsiniz. Gökhan ile çalışacağız bugünlerde sıramı bekliyorum. Sevgilerle

      Sil
  8. Para kazanmak amacıyla yazanlara saygı duyuyorum ama benim yapabileceğim bir iş değil. Zorlama ve baskı olmamalı diye düşünüyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım bende o yüzden uzak duruyorum :) teşekkürler yorumunuz için :)

      Sil
  9. Ben de ayrı bir yerden gireyim konuya. Hergün yazamıyorum diye hiç üzülmeyin. Her gün yayın paylaşanlara sonsuz saygım var, helal olsun da diyorum hatta, vakit bulup paylaşabiliyorlarsa. Ama blog okullarından öğrendiğim ve çok ünlü bloglardan da gözlemlediğim, yayınların arasında en az 3-4 gün olması. Böylelikle bir önceki yazı daha fazla kitleye ulaşabiliyor ve daha çok okunabiliyor. Peşpeşe yazılarda, okuyucu yetişemeyebiliyor ya da yorumlama isteği azalabiliyor. Sizi çok iyi anlıyorum yoğun tempoda yazmak zor zanaat, kendimden biliyorum ama bence biraz da doğru yapıyoruz.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Hiç bir yazının daha fazla okunması hususunu düşünmemiştim ama hakkınız var bu da aklımın bir kenarında olsun. Sevgiler

      Sil